Kaşıkçı Elması
Koyu kadife bir zemin üzerinde, ortasında büyük, armut biçimli parlak bir pırlanta ve etrafında onu çevreleyen çok sayıda küçük pırlanta bulunan görkemli bir mücevher Topkapı Sarayı'nda sergilenen paha biçilmez eserlerden biri olarak tüm ihtişamıyla ışıldıyor.
Topkapı Sarayı’nda sergilenen Kaşıkçı Elması; 86 karat ağırlığında, etrafı 49 gül elmasla çevrili, dünyanın en değerli mücevherlerinden biri.
Kaşıkçı Elması, dünya mücevher tarihinin en gizemli ve ihtişamlı parçalarından biri. Tam 86 karat, göz kamaştıran bir oval formda ve etrafı 49 adet çift gül elmasla çevrili.
Rivayet o ki; 17. yüzyılda bir adam çöplükte bu taşı bulur, değerini anlamaz, bir kaşıkçıya satar. Hem de üç tahta kaşık karşılığında. İşte bu trajikomik hikâye, elmasa adını kazandırmış. Sonrasında mücevher, saraya ulaşmış ve Osmanlı hazinesinin baş tacı olmuş.
Kaşıkçı Elması, bugün Hazine Dairesi’nde özel cam koruma altında sergileniyor. Işık vurduğunda, adeta bir yıldız gibi parlıyor. Saraya giren her ziyaretçi önce onun nerede olduğunu soruyor.
Osmanlı sultanları için Kaşıkçı Elması aynı zamanda nazar ve kötülüklerden korunma simgesiydi. Devletin kudretini temsil eden bu taş, gücün en parıltılı haliydi.
Koyu kadife bir zemin üzerinde, ortasında büyük, armut biçimli parlak bir pırlanta ve etrafında onu çevreleyen çok sayıda küçük pırlanta bulunan görkemli bir mücevher Topkapı Sara…Daha fazla göster
Koyu kadife bir zemin üzerinde, ortasında büyük, armut biçimli parlak bir pırlanta ve etrafında onu çevreleyen çok sayıda küçük pırlanta bulunan görkemli bir mücevher Topkapı Sarayı'nda sergilenen paha biçilmez eserlerden biri olarak tüm ihtişamıyla ışıldıyor.
Topkapı Sarayı’nda sergilenen Kaşıkçı Elması; 86 karat ağırlığında, etrafı 49 gül elmasla çevrili, dünyanın en değerli mücevherlerinden biri.
Kaşıkçı Elması, dünya mücevher tarihinin en gizemli ve ihtişamlı parçalarından biri. Tam 86 karat, göz kamaştıran bir oval formda ve etrafı 49 adet çift gül elmasla çevrili.
Rivayet o ki; 17. yüzyılda bir adam çöplükte bu taşı bulur, değerini anlamaz, bir kaşıkçıya satar. Hem de üç tahta kaşık karşılığında. İşte bu trajikomik hikâye, elmasa adını kazandırmış. Sonrasında mücevher, saraya ulaşmış ve Osmanlı hazinesinin baş tacı olmuş.
Kaşıkçı Elması, bugün Hazine Dairesi’nde özel cam koruma altında sergileniyor. Işık vurduğunda, adeta bir yıldız gibi parlıyor. Saraya giren her ziyaretçi önce onun nerede olduğunu soruyor.
Osmanlı sultanları için Kaşıkçı Elması aynı zamanda nazar ve kötülüklerden korunma simgesiydi. Devletin kudretini temsil eden bu taş, gücün en parıltılı haliydi.















0 Yorum