Yetmiş yıllık kariyeriyle üretken bir sanatçı olan Louise Bourgeois, 20. yüzyılın çeşitli avangart akımları üzerinde dikkate değer bir etki bırakmıştır. Çeşitli materyalleri kullanmış olsa da Bourgeois en çok ahşap, bronz, lateks, mermer ve kumaştan yapılmış parçalardan anıtsal eserlere uzanan heykelleriyle tanınmaktadır. 9 metre boyundaki Maman’da dünyanın en önemli eserleri arasında yer almaktadır. 1990’larda çalışmalarında merkezi bir motif haline gelen örümceklerin yer aldığı bir serinin parçası olan Maman, dokumacı olan annesine bir övgü niteliğindedir. Bu örümcek heykel, anneliğin karmaşık yönlerini sembolize ederek aynı anda koruma ve yırtıcılığı, gücü ve kırılganlığı çağrıştırmaktadır. Hem hayranlık uyandırıcı hem de korkutucu; Gotik kemerleri andıran bacakları, altında asılı duran yumurta dolu kese için bir kafes ve koruyucu bir sığınak görevi görmektedir.
Yetmiş yıllık kariyeriyle üretken bir sanatçı olan Louise Bourgeois, 20. yüzyılın çeşitli avangart akımları üzerinde dikkate değer bir etki bırakmıştır. Çeşitli materyalleri kulla…Daha fazla göster
Yetmiş yıllık kariyeriyle üretken bir sanatçı olan Louise Bourgeois, 20. yüzyılın çeşitli avangart akımları üzerinde dikkate değer bir etki bırakmıştır. Çeşitli materyalleri kullanmış olsa da Bourgeois en çok ahşap, bronz, lateks, mermer ve kumaştan yapılmış parçalardan anıtsal eserlere uzanan heykelleriyle tanınmaktadır. 9 metre boyundaki Maman’da dünyanın en önemli eserleri arasında yer almaktadır. 1990’larda çalışmalarında merkezi bir motif haline gelen örümceklerin yer aldığı bir serinin parçası olan Maman, dokumacı olan annesine bir övgü niteliğindedir. Bu örümcek heykel, anneliğin karmaşık yönlerini sembolize ederek aynı anda koruma ve yırtıcılığı, gücü ve kırılganlığı çağrıştırmaktadır. Hem hayranlık uyandırıcı hem de korkutucu; Gotik kemerleri andıran bacakları, altında asılı duran yumurta dolu kese için bir kafes ve koruyucu bir sığınak görevi görmektedir.















0 Yorum