Antik Hindistan Mezarları
Bu konsept, başlangıçta mezarların mağaralar olduğu ve kayalıklara oyulduğu, fakat nihayetinde ölülerin yaşamlarını kutlayan ve yaşayanlar tarafından hatırlanarak ölümsüzlüklerini sağlayan türbelere dönüştüğü Hindistan mezarlarında da aynı ölçüde görülmektedir. Hindistan’da ölülerin kalıntılarıyla başa çıkmanın en yaygın yöntemi ölülerin yakılmasıydı ve bu nedenle mezarlar diğer kültürlerde olduğu kadar benimsenmemişti. Hindu dini inanışları, ölülerin yakılmasını ve kişinin küllerinin saçılmasını desteklerdi fakat İslam’ın ülkeye gelmesiyle birlikte ölen kişinin fiziksel kalıntılarının önemi vurgulanmış ve mezarlar, ölüleri onurlandırma ve hatırlama aracı olarak daha yaygın hale gelmiştir. Bunun en ünlü örneği, çok eski olmasa da MS 1631 yılında karısı için Şah Cihan tarafından yapılan Tac Mahal’dir.
Bu konsept, başlangıçta mezarların mağaralar olduğu ve kayalıklara oyulduğu, fakat nihayetinde ölülerin yaşamlarını kutlayan ve yaşayanlar tarafından hatırlanarak ölümsüzlüklerini…Daha fazla göster
Bu konsept, başlangıçta mezarların mağaralar olduğu ve kayalıklara oyulduğu, fakat nihayetinde ölülerin yaşamlarını kutlayan ve yaşayanlar tarafından hatırlanarak ölümsüzlüklerini sağlayan türbelere dönüştüğü Hindistan mezarlarında da aynı ölçüde görülmektedir. Hindistan’da ölülerin kalıntılarıyla başa çıkmanın en yaygın yöntemi ölülerin yakılmasıydı ve bu nedenle mezarlar diğer kültürlerde olduğu kadar benimsenmemişti. Hindu dini inanışları, ölülerin yakılmasını ve kişinin küllerinin saçılmasını desteklerdi fakat İslam’ın ülkeye gelmesiyle birlikte ölen kişinin fiziksel kalıntılarının önemi vurgulanmış ve mezarlar, ölüleri onurlandırma ve hatırlama aracı olarak daha yaygın hale gelmiştir. Bunun en ünlü örneği, çok eski olmasa da MS 1631 yılında karısı için Şah Cihan tarafından yapılan Tac Mahal’dir.















0 Yorum